Blockchain Teknolojik Tsunami

Geleceği daha iyi öngörebilmeye, olası tehditleri fırsata dönüştürmeye yönelik çalışmaların sinerji içinde yapılmasına yardımcı olmak amacıyla birbirleriyle kesişen sektörlerin temsilcileri, yeni dönemin getirdiği tehdit ve fırsatları “Gündem Toplantılarında tartışıyor. PSM Gündem Toplantılarında bu yıl çeşitli temalar altında, yeni teknolojilerin vaat ettiği olumlu ve olumsuz unsurlar, ortaya çıkması muhtemel yeni iş model ve yöntemleri, barındırdığı tehditler ve fırsatlar, alınması gereken önlemler ve atılması gereken adımlar, insan kaynağı ve teknolojik altyapı yatırımları gibi birçok konu başlığı ele alınacak.

Yaklaşmakta olan teknolojik tsunamiye hazırlıksız yakalanmamak; dönüşümün ve adaptasyon sürecinin sağlıklı ve hızlı bir şekilde ilerlemesine katkıda bulunmak amacıyla P5M okurları için “Blockchain: Teknolojik Tsunami” ana temalı ilk toplantı, BKM’nin katkılarıyla 6 Şubat Çarşamba günü İstanbul’da yapıldı. Finans dünyasının alışıldık metodolojisini değiştireceği beklenen, ülke güvenliğini ve ülkenin en kritik kurumlarını da yakından ilgilendiren bu yeni teknolojik olguyu toplantıyakatılan sektör temsilcileri yorumladı. İşte Blockchain 101 kitabının yazarı Ahmet Usta moderatörlüğünde düzenlediğimiz “Blockchain: Teknolojik Tsunami” toplantısında öne çıkan görüşler, değerlendirmeler…

KADİR KURTULUŞ

Avrasya Blockchain ve Kripto Para Araştırmaları Derneği Başkanı, Copyrobo Kurucu Ortağı

“BLOCKCHAIN İLE KÜRESEL BİR HUKUK SİSTEMİ İNŞA EDİLİYOR”

Ahmet Usta: Hukuk dünyası bu işe nasıl adapte olacak? Düzenlemeler,mevzuat açısından blockchain’i nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Blockchain’ın kendisi aslında bir hukuk. Çünkü bir tarafı tamamen varlığın kanıtına dayalı ispat demek. Blockchain, yerel hukuk sistemlerini küresel hale getirmeye çalışıyor. Veya kendi aralarında bir hukuk sistemi, yazılı kaydı olmayan şirketler arasında bir güven mekanizması ve hukuk oluşturuyor. Kayıt zincirinde yapılan işlemlerle hukukilik sağlanmış oluyor. “Kayıt zinciri teknolojisi” blockchain’de tamamen güvenilir bir yapı söz konusu. Bu güvenli tek kayıt zincirinde işlem yapan ülkeler, kurumlar,
bireyler var. Blockchain sayesinde devletler bu kaydı kendi tutmayıp denetlemesini yapabilecek. Bu aslında küresel bir hukuk sisteminin inşa edilmeye başladığını gösteriyor. Aynı zamanda inanılmaz bir tasarruf anlamına geliyor. Bugünkü kripto paraların çok çok üzerlerinde bir tasarruf söz konusu.

Avrupa Birliği’nde eIDAS regülasyonunu ele alalım. Birlik bünyesinde tek para, tek dijital market öngören bu düzenleme 2016 yılında yürürlüğe girdi. Üye bir ülkede yaptığınız işlem diğer tüm üyelerde de geçerli oluyor. Böylece o işlemin 28 Avrupa Birliği ülkesinde kaydı, delili oluşuyor. Tabii biz bunu mevcut hukuk sistemine uygun teknoloji olan “nitelikli zaman damgası” ile yapmak zorundayız. eIDAS sistemi sayesinde 415 milyar Euro’luk tasarruftan bahsediliyor.

Blockchain de böyle bir sistemi mümkün kılıyor ama kabul edilir edilmez tartışmalı. Adı konulmamış bir kayıt birliği olan blockchain içinse herhangi bir birliğe girmenize gerek yok. Tanıdığınız anda zaten o kayıt birliğinin içinde oluyorsunuz.

Kripto paralar açısından bakacak olursak Bitcoin’ı Japonya, Kanada, Hindistan, Güney Kore tanıyor Anglosakson hukuk sistemi “kuvvetlendirilmiş delil olur, kesin delil yoktur” der Blockchain sayesinde tek bir işlemle tüm ülkelerde geçerli bir hukuki delil oluşturuyorsunuz. Mesela Davos’ta pasaportsuz seyahatten bahsedildi. “Güvenilir kişi” olmayı kanıtlayan güvenli kayıtlar için de blockchain önemli bir kaynak olacak.

G-20 zirvesinde de blockchain, kripto paralar ve bu konuda gerekli regülasyonlar gündeme gelecek. Özellikle Almanya ve Fransa’nın kripto paralarla ilgili söyleyecekleri olacaktır. Çünkü tasarruflar oraya kayıyor. Nitekim Bank of America, Citibank, Lloyd’s gibi finans devleri kredi kartıyla blockchain alışverişini yasakladı. Tasarrufları korumak istiyorlar

“Bitcoin kötü, kripto paralar kötü” diyebilirsiniz ama gelecek blockchain’de. Kötüyse bir an önce regüle edin piyasayı. Çin’de, Hindistan’da kripto para borsalarının regüle edilmesi için çalışılıyor. Türkiye’de de yapılmalı. Bu işin özü kanıt, ispat ise ilk yapmamız gereken regülasyonlara başlamak olmalı.

Ahmet Usta: Blockchain regülasyonuyla ilgili Rusya’dan bir davet aldığınızı biliyorum. Ne konuştular sizinle?

LDPR’nin (Rusya Liberal Demokrat Partisi) daveti üzerine, diğer ülkelerden de gelen katılımcılarla birlikte kripto para birimleri, kayıt zinciri konusunu anlattık. Ortak kripto para birimleri biraz da finansal özgürlük olarak görülüyor ki ben de nispeten katılıyorum buna. Mevcut küresel sistemin kurgusuna baktığımızda ABD Doları, l970’lerden sonra karşılığında altın olmamasına rağmen hala rezerv para olarak piyasayı domine ediyor “Artık onlara komisyon ödemek istemiyorum” diyenler, kendi aralarında bu ticareti yapmak isteyenler olacaktır.

Moskova’daki toplantıda, ülkelerin Avrupa Birliği benzeri bir yapı kurmadan da kendi paralarını kullanarak üst noktada bir “kayıt birliği” oluşturarak ciddi tasarruf sağlayacağı konuşuldu. Ruslar “kripto ruble” açısından önemli bir mesafe kaydetti. Etraftaki ülkelerde de görüşüyorlar İslam dünyası da hedeflerinde görünüyor. Altyapı anlamında hedef ülkeleri desteklemeye çalışıyorlar. Ancak sonuçta

komünizmin getirdiği inanılmaz bir bürokrasi ve engellemeler düzeni var. Bu sistemle nasıl ilerlerler bilemiyorum. Türkiye de hoş durmuyor elbette. 2019-2023 dönemini kapsayan 11 ‘inci kalkınma planı, hatta 15 yıllık bir strateji planı gündemde. Ben de bu konuda oluşturulan özel ihtisas konseyine, blockchain başlığı için davet edildim. 5 yıllık kalkınma planımızda, kuvvetle muhtemel blockchan’in getireceği teknolojiler ve bu alanda yapılması gerekenler yer alacak.

26 Ekim 2018, İstanbul

Hilton Bomonti Conference Center